Gaiplik Kararı ve Sonuçları

Medeni Kanun Gaiplik Hakkındaki Madde: “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.”

Kanun metninden de anlaşıldığı üzere gaiplik iki durumda söz konusu olabilmektedir. Bu hallerde de bir kimsenin gaipliğine karar verilebilmesi için belirli sürelerin geçmiş olması gerekir. Mahkemeye başvurabilmek için; ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde olaydan itibaren 1 yıl, kendisinden uzun süredir haber alınamama halinde ise son haber alma tarihinden itibaren 5 yıldır geçmiş olmalıdır.

Gaipliğin söz konusu olduğu iki durumu biraz açmak gerekirse; ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda ölüm ihtimali var olmakla birlikte kesin değildir. Vahşi hayvanların yaşadığı ormana gidip dönmeyen kişinin ya da teknesiyle açık denizde balık tutmaya gidip dönmeyen balıkçının ölmüş olma ihtimali yüksektir fakat ölümü kesin karineye bağlanamaz. Ormana giden kişi; yolunu kaybetmiş ve ormanda bir şekilde hayatta kalmış olabilir. Aynı şekilde balıkçı da ıssız bir adaya düşmüş ve oradan geçen uçaklara el sallayarak yardım istiyor olabilir. Bu sebeple bunlara öldü denilemez, ölüm tehlikesi içinde kayboldu denilebilir. Kanunun belirttiği üzere; kendisinden uzun süredir haber alınamama halinde de kişi hakkında kuvvetli ölüm olasılığı olmalıdır. Her gün düzenli olarak eve gidip gelen ve aniden ortadan kaybolan kişi için gaiplik söz konusu olacaktır.

Gaiplik Kararı İçin Mahkemenin Aradığı Şartlar

Her iki durum içinde kanunun aradığı sürelerin geçmiş olması gerekir. Bir diğer şart ilgililerin gaiplik kararı için mahkemeye başvurması gerekir. Buradaki ilgililerden kasıt; kaybolan kişinin eşi, çocukları, mirasçıları gibi hakları bu karara bağlı olanlardır. Son şart ise ilandır. Açılacak davada mahkeme, durumu ilan eder. İlandan itibaren 6 ay içinde kişinin kendisinin veya kendisinden haber alan kişilerin mahkemeye bildirilmesi beklenir. 6 ayın sonucunda herhangi bir gelişme olmazsa kişi hakkında gaiplik kararı verilir.

Gaiplik Kararının Sonuçları

Gaiplik ölüme benzer bir haldir fakat aynı sonuçları doğurmaz. Gaiplikte, ölüm olayında olduğu gibi evlilik kendiliğinden sona ermez. Bunun için hakkında gaiplik kararı verilen kişinin eşi, gaiplik kararı verildikten sonra Gaiplik Nedeniyle Evliliğin Feshi talebiyle dava açması gerekir.

Gaip olan kişinin durumu, bir netliğe kavuşmadığından malları mirasçılarına teminat karşılığında bırakılır. Mirasçılar, mallara kanunda belirtilen süre kadar geçici zilyet olurlar. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde 5 yıl, kendisinden uzun süre haber alınamama halinde 15 yıl geçtikten sonra kesin olarak kazanırlar. Bu süreler içerisinde gaibin 100 yaşına varması halinde teminatlar çözülür ve mirasçılar sürenin dolmasını beklemeden hak sahibi olurlar.

Gaiplik kararının ardından malvarlığı mirasçılara geçtikten ve teminat süresi sona erdikten sonra gaip ortaya çıkarsa, yine de malvarlığını mirasçılardan isteyebilir. Mirasçılar, zilyedin geri verme borcu kurallarına göre aldıklarını geri verme yükümlülüğü altındadırlar.

Konuyu daha anlaşılır kılmak için zilyedin geri verme borcu konusundan kısaca bahsedelim. Mirasçılar iyiniyetliyse; elinde kalanı verecektir. Malların hasarlı ya da yok olması iyiniyetli mirasçıyı ilgilendirmez. İyiniyetli kişi, malın geri verilmesini isteyen kişiden, mal için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderlerin kendisine ödenmesini talep edebilir ve bunları alana kadar malı geri vermekten kaçınabilir. İyiniyetli olmayan mirasçılar; malın hasarlı olması veya yok olmasından sorumludur. Maldan elde ettiği gelirleri ve elde etmeyi ihmal ettiği gelirleri dahi geri vermekle yükümlüdür. Bunları geri vermezse karşılığında mahkeme tarafından tazminat ödemek zorunda bırakılır. Mal için yaptığı giderlerden sadece zorunlu olanlar talep edebilir.

Gaiplik davalarında yetkili mahkeme, kişinin ülke içindeki son yerleşim yeri, bu bilinmiyor ise nüfus siciline kayıt olduğu yer, bu da bilinmiyor ise anne veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesidir. Medeni kanun gereği kişilik haklarıyla ilgili davalar Asliye Hukuk Mahkeme’sinin görev alanı içerisindedir ancak 2010’da yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu, gaiplik gibi çekişmesiz davaların özel bir görevlendirme yoksa Sulh Hukuk Mahkeme’sinin görev alanında olduğunu belirtti. Bu konuda çeşitli tartışmalı görüşler ve mahkeme kararları olduysa da 2013 yılında Yargıtay kararı ile gaiplik davalarının Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanında olduğu netleşmiştir.

Av. Serdarhan TOPO

One Comment

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir