Bilişim Alanında Suçlarla Mücadele

Bilişim suçları, içinde bulunduğumuz internet çağı itibariyle daha yaygın hale gelmiştir. Bilişim suçlarının çeşitliliği ve yaygınlaşması, bu suçlarla mücadeleyi de daha önemi hale getirmiştir. Önceden farklı biçimlerde işlenme imkanı bulunmayan suçların pek çoğu artık sanal ortam üzerinden de işlenir hale gelmiştir. Hem internet ve bilişim sistemleri üzerinden işlenen suçların varlığı hem de bazı suçların sanal ortamdan da işlenebiliyor oluşu bu suçlarla mücadele edilmesini gerekli kılmıştır.

Bilişim alanında suçlarla mücadelede Türk Ceza Kanunu’nda birtakım özel düzenlemeler mevcuttur. Bunların yanı sıra hakaret, iftira, şantaj gibi suçların internet ortamında işlenmesi halinde uygulanacak özel hükümler bulunmamakta olup TCK’da bu suçlara dair var olan hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bilişim suçlarında son dönemlerde artış gözlemlenmesinin önemli bazı nedenleri söz konusudur. Bunlardan birisi, artık hemen hemen herkesin internete erişiminin kolay olması ve internetin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmasıdır. Kişiler hem zaman kaybına uğramamak hem de işlerini basitçe halledebilmek adına özellikle pek çok banka işlemlerini de sanal ortamda gerçekleştirmektedir. Her ne kadar bu yönde gerçekleşen teknolojik gelişmeler, kişilere bazı avantajlar sağlasa da kötü niyetli kimseler tarafından kullanıldığı takdirde bu gelişmeler bir dezavantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilişim suçlarında artış gözlemlenmesinin nedenlerinden bir diğeri de faillerin bulunmasının kolay olmayışıdır. Çünkü kişiler, sanal ortamda bir suç işledikleri zaman sahte kimlik kullanabilmekte ve gerçek kimliklerini gizleyebilmektedirler. Ancak belirtmiş olduğumuz üzere bu ve benzeri durumlar yalnızca faillerin bulunmasını bir nebze zorlaştırmakta, yani imkansız hale getirmemektedir. Yaşanan teknolojik gelişmeler sayesinde her ne kadar internet ortamında işlenmiş olsa da yapılacak teknik inceleme ve araştırmalar neticesinde faillerin bulunması mümkündür.

Bilişim alanında suçlarla mücadele etmek önemli olduğu gibi bu suçların işlenmesi için kötüniyetli kimselere fırsat yaratmamak da önemlidir. Yani kişiler, alacakları bazı tedbirler ile söz konusu suçların mağduru olmaktan kurtulabileceklerdir. Özellikle sosyal medya kullanıcıları ve banka veya kredi kartı kullanıcıları dikkatli oldukları takdirde bilişim suçu mağdur olmaktan kurtulabileceklerdir. Bunun için ise alınabilecek tedbirler çok çeşitlilik göstermektedir. Örneğin sosyal medya üzerinden tanınmayan kişilerle konuşulmaması gerektiği bir tedbir olabileceği gibi banka veya kredi kartı ile alışveriş yaparken güvenilir ve bilindik sitelerden alışveriş yapılması da tedbir olabilecektir. Bilişim suçlarıyla mücadelede şüphesiz ki bilişim avukatına danışılması ve bu şekilde hareket edilmesi doğru bir tercih olacaktır.

Bilişim Suçlarına Karşı Bilişim Avukatı

Bilişim suçlarına karşı mücadele edilmesinde bilişim avukatının önemi büyüktür. Her ne kadar bu alanda işlenebilecek suçlara karşı tedbirler alınmasında kişilere büyük görev düşse de bazen bir suçun mağduru olmak kaçınılmaz hale gelmektedir. Gerek mağdur olmadan evvel gerekse mağdur olunduktan sonra mutlaka bilişim avukatına danışılmalıdır. Bilişim avukatının bilişim suçları ile mücadelede neden önemli olduğuna değinmeden önce, “bilişim avukatı” kavramı hakkında bilgi vermemiz yerinde olacaktır.

Bilişim avukatı, bilişim alanında ve internet ortamında işlenebilecek olan suçlarla ilgili kanunlara ve düzenlemelere hakim, teknolojik gelişmelerden ve bilişim sistemlerinden haberdar uzman avukattır. Yani bilişim avukatı, hem geniş bir hukuki bilgiye sahip olduğu gibi aynı zamanda teknik bilgi birikimi de mevcuttur. Bilişim avukatının hukuki bilginin yanı sıra teknik bilgiye de sahip olması onun, karşısına gelen problemleri doğru bir şekilde tespit etmesine ve buna uygun çözüm önerileri sunmasına yardımcı olur. Ayrıca bilişim suçlarıyla mücadele hızlı ve etkili bir biçimde hareket edilmesi önem taşıdığından bilişim avukatına danışılması bir gereklilik haline gelmektedir. Çünkü bilişim avukatı, izlenmesi gereken hukuki prosedürleri bilmekte ve bunlara uygun bir biçimde, hızlıca hareket ederek en kısa sürede sonuç almaya çalışmaktadır. Bilişim avukatı, müvekkilinin hak ve menfaatleri doğrultusunda çalışarak söz konusu mağduriyetin mümkün olan en kısa süre içerisinde giderilmesini sağlamakta ve etkili bir biçimde hareket etmektedir.

İnternet Ortamında İşlenen Suçlar Nelerdir?

Daha önce belirtmiş olduğumuz üzere internet ortamında birçok suçun işlendiğini görebiliriz. TCK’da yer alan bilişim suçlarının yanı sıra bazı suçlar da sanal ortamda işlenmektedir. Söz konusu suçlardan en yaygın olanlar ise şunlardır: Tehdit suçu, şantaj suçu, hakaret suçu, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, müstehcenlik suçu vs. Bu suçlar önceden farklı biçimde işlenirken şimdilerde ise yaygın olarak internet ortamında işlenir hale gelmişlerdir. Bu suçların neden artık internet ortamından işlendiğini daha önce belirtmiştik. O yüzden bir daha üzerinde durmayacağız.

Söz konusu suçlar, internet ortamında işlendiği takdirde mağdurun zaman kaybetmeden bir uzmana danışması en doğrusu olacaktır. Uzman bir bilişim avukatı, mağdurun içinde bulunduğu durumu anlayacak ve uygun çözüm önerisini sunacaktır. Aynı zamanda şunu da belirtmeliyiz ki internet ortamında işlenen suçlarla mücadele edilmesinde 5651 sayılı Kanun da önemli bir yere sahiptir. Saydığımız suçlar arasında özellikle şantaj suçunun mağduru olanların bu duruma boyun eğmemeleri ve failin taleplerini yerine getirmemeleri gerekmektedir. Aksi halde suçun mağduru olmaktan kurtulmak mümkün olmayacaktır.  İnternet ortamında işlenen suçların çeşitlilik gösteriyor olması faillerin yakalanmasına engel değildir. Yapılacak teknik inceleme ve araştırmalar sonucunda faillerin yeri tespit edilecek ve yakalanarak cezalandırılmaları mümkün olacaktır.

Bilişim Suçları Cezaları

Bilişim suçları, TCK’da “Bilişim Alanında Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. TCK’da yer alan bu suçlar şunlardır: Bilişim sistemine girme suçu (m.243); sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu (m.244); banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu (m.245). Belirtmiş olduğumuz suçların işlenmesi halinde hükmolunacak cezalar ise farklılık göstermektedir.

Bilişim sistemine girme suçu işlemiş bir kimse hakkında hükmolunacak ceza, 1 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezasıdır. Burada seçimlik bir durum söz konusudur. Hakim, hapis cezasına hükmedebileceği gibi bunun yerine adli para cezasına da hükmedebilir. Fakat her ikisine aynı anda hükmedilmesi mümkün değildir. TCK m.244’te yer alan suçun işlenmesi halinde ise farklı oranlarda cezalandırma mümkündür. Örneğin bir bilişim sisteminin işleyişinin engellenmesi veya bozulması halinde fail hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacaktır. TCK m.245’te ise uzun bir hüküm bulunmaktadır. Uygulamada da sıklıkla banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun işlendiği görülmektedir. Örneğin başkasına ait banka hesabı ile ilişkilendirerek sahte kredi kartı üreten, satan veya devreden fail hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına ve onbin güne kadar adli para cezasına hükmedilecektir. Bilişim suçları ve cezaları konusunda detaylı bilgi almak adına mutlaka uzman bir bilişim avukatıyla görüşülmelidir.

Avukat Serdarhan TOPO

One Comment

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir